Link Değişimi4 "ilginç resimler" etiketi kullanan gönderi
| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
sohbet ve diziRSSYorum RSS
ggg
4 "ilginç resimler" etiketi kullanan gönderi "ilginç resimler" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

komik karikatür 

 

http://www.askpare.com/ggg.gif
 
Donmuş
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
donmuş komikler  , donmuş mizah  , karikatür  , komedi, Komik Karikatürler,öküz karikatürleri,erdil yaşaroğlu karikatürleri, hayvanlar alemi, hayvanlar alemi karikatürleri, ilginç resimler, Komik karikatür, Komik Resim, En Komik Resimler, En Komik Karikatürler, İlginç Resimler, Komik Fotoraflar, Erotik Komik Resimler,
Harbi Şeyler komik resimler komik karikatür komikler. komik resimler, komik videolar, güncel geyikler, gizemli şeyler ,inanılmaz doga olaylarıSitede 49 adet karikatür bulunmaktadır. Yeni karikatürler için siteyi devamlı ziyaret ediniz. Next Diğer Karikatür Sayfaları
Önemli Konu Önemli: Komik Karikatürler,komik karikatür arşivi,karikatürler ( Çok Sayfalı Konu ... komik karikatürler gülmek
 Komik Resimler, komik resimlere ve karikatürlere bakıp stres atabileceğiniz ve gülebileceğiniz bir sitedir.
Karikatürler, Komik Resim, En Komik Resimler, En Komik Karikatürler, İlginç Resimler, Komik Fotoraflar, Erotik Komik Resimler,

mutluluğun resmi 

http://www.askpare.com/ggg.gif

 

 

1 Yeni İletiniz Var
melek_19 size bir ileti gönderdi.
Kameralı sohbet için burayı tıklayın.
 
Gizlilik
ilginç resimler , komik , komik resimler , mizah , şempaze, düşündüm durdum , en komik karikatür , geyik karikatürler , geyik mizahlar , karikatür , komik düşündüm durdum , komik düşündüm durdum karikatür , komik düşündüm durdum mizah , komik düşündüm durdum resim , komik karikatürler , komik mizahlar , komik resimler , komiklikler , mizah , mizah komedi, en komik karikatür , geyik karikatürler , geyik mizahlar , karikatür , komik karikatürler , komik matematik eğitimi , komik matematik eğitimi karikatür , komik matematik eğitimi mizah , komik matematik eğitimi resim , komik mizahlar , komik resimler , komiklikler , matematik eğitimi , mizah , mizah komedi

ilginç resimler 

Arkadaşlık sitesi için tıkla

 

http://www.askpare.com/ggg.gif

 




Kamufuaj Su ve lavabo

Köprü Çökmüş Gün batımı

Bu da ne ki Ürkünç bi çanta

Baykuş un Bakışları

At üstünde Dans Uykunun Güzelliği

Sevimli Şeyler Anne Ördek Eğitimde

Kadeh ve Şarap

Resimlere Tıklayarak Büyük Halini Görebilirsiniz




MADONNA DAN İLGİNÇ POZLAR


MADONNA









Havadan Yapılan Çekimlerle AFRİKA(Michael Poliza. Africa)2
























Resimlere tıklayarak büyük halini görebilirsiniz



Havadan Yapılan Çekimlerle AFRİKA(Michael Poliza. Africa)


Michael Poliza nın çekimeriyle Havadan. Africa Görüntüleri





















Resimlere tıklayarak büyük halini görbilirsiniz

Tarih: , 27/9/2008 Kategori:
muhtesem seriler

Online bayanlar için tıkla

Yıldırım Düşmesi,Fırtına ve şimşek Fotoları -Electrical storm pictures


Yıldırım Düşmesi,Fırtına ve şimşek Fotoları

Electrical storm pictures


















ilginç resimler, komik resimler, manzara resimleri, spor resimleri, kızkıza sohbet, farklı sohbet, lez sohbet, sevenler, ask resimleri, fenner bahçe resimleri, galatasaray resimleri, sohbet, canlı sohbet, sanal sex, en güzel diziler, yıldız tilbe, yıldız tilbe şarkıları, indir yükle, sibel can resimleri, hülya avsar resimleri,

Haberler 

atil yapmanızdaki eğlence sınırını sadece dış etkenler engellemez. Tatilin iyi geçmesi için sizin ve yanınızdakilerin yapması gerekenleri de dikkate almanız gerekmektedir. İşte tatili etkileyen kişilere bağlı tatil keyfi kriterleri nelerdir kısaca görelim:


Tek kişilik tatil:
Sizden başka kimsenin tatile gelmeme şeklidir. Sadece kendiniz için hazırlanan bir tatil seçeneğidir. Kendiniz olduğu için başkalarının sizin eğlencenize katılma gibi durumu olmayan bir tatil sistemidir. Kendinizin ayarladığı veya yarı veya tam organizasyon sistemiyle yapabileceğiniz tatil seçeneklerinden birini hazırlarsınız.

Gideceğiniz yerde sizi sizden başka kimse tanımamaktadır. Kendi çabanızla aktivitenizi göstererek burada kuracağınız arkadaşlık niteliğinize göre tatil yapacaksınız. Unutmayın eğlenceler, kişilere sadece aracı olmaktadır. Tatilin keyfi sizin karakteriniz, kişiliğiniz ve kuracağınız arkadaşlı ortamı eğlenmenizi sağlayacaktır. Şayet içine kapalı ve sadece dinlenmek doğayla baş başa kalmak istiyorsanız o zaman da yine herşey sizin elinizde olmuş olacaktır.


Flört tatili:
Tek başına veya sonradan tanışılan ileriye dönük bir arkadaşlık olmayan kişiyle yapılan tatil şeklidir. Bu tatilin sakıncaları olduğu gibi olumlu olan yönleride vardır. Tatil bölgesinde yalnız kalmak yerine her iki kişinin de istedikleri zaman ayrı ayrı takılma veya istedikleri zaman birlikte olma şekli taşıyan bir tatil biçimidir.

Flört çifti yerine göre özgür yerine göre birlikte takılabilirler. Tanışma arkadaşlığı olduğu ve ileriye dönük bir arkadaşlık olmadığı için birliktelik eğlence ortaklaşa olmaktadır. Tatil arkadaşlığı tatilde kalma prensibi taşır. Tatil bitiminde ise isterseler kimse kimseyi tanımaz. Buradaki arkadaşlık sadece eğlence arkadaşlığıdır. Bu tip arkadaşlık yapıldığı zaman, kişiyi tam tanıyamadığı için güven bazen ortadan kalkar. Yani, hırsızlık veya anlaşılmadan terk edilme durumları da yaşanabilir. Bu tür arkadaşlıklar eğlencenin pasif macerası gibi de görülebilir.


Sevgili tatili:
Seven iki kişinin bir arada olmasını sağlayan tatil biçimidir. Tatile çıkan bu kişiler eğlence ve birbirlerini daha yakından tanımalarını sağlayan tatil biçimidir. Her ikisi de birbirlerinden sorumludurlar. Eğlencenin sınırlarını karşılıklı olarak kendileri belirler.

-Çevresel etkenleri yine aynı şekilde ortak karar verilerek paylaşım sağlanır. Bu tip arkadaşlıklarda arada sırada mesafeler olur. Kötü yanı ise, bazen bu arkadaşlardan biri kaçamak özgür takılma gibi davranışlarda sergileyebilir. Tatilin cilvesidir.


Aile tatili:
İzin döneminizi ailenizle başbaşa bir tatil yöresinde geçirmek istiyorsunuz. Ailenizde farklı yaş gruplarından kişiler var. Herkesin kendini rahat hissedebileceği bir tatil çözümüne ulaşmak çok kolay olmayacaktır. Tatile çıkmadan önce aile bireylerinin önerilerini liste yapın ve organizasyon firmalarıyla görüşemeye başlayın. Gerekiyorsa bu konuda profesyonel yardım alın. Tur operatörleriyle görüşün. Kalabalık bir aileyle tatile çıkmayı düşünenler için, uygun tur seçenekleri hazırlanmış mı, bunu gözden geçirin.

Çocuklar ise çocuklarla eğlenmesi sağlanır. Arkadaş grublarına girmesi oluşturulur. Bu oluşum çocukların gelişim aktivitelerinin artmasına neden olur. Aile bireyleri tatilde her zaman ailesini ön planda tutmalı ve ortak eğlencelere birlikte katılmalıdır. Gerekirse aile bireyleri aktiviteler içerisinde olmalıdırlar. Karşılıklı olarak ucu kıskançlıklara yer vermemelidir. Kıskançlık yaratmak veya gereksiz olumsuz olaylardan her zaman uzak durulmalıdır. Aile içerisinde kişiye zarar verilmemiş olaylar üzerinde fazla durmadan gün içerisinde kaybetmek ve hiç olmamış gibi eğlencenin sürdürülmeli...

ilginç şeyler

Senin için yalnız bıraktım kendimi.
neşterden bozma bir tahterevalli üzerindeyim de
kimseyle oynamak istemiyorum sanki
kimse karşımda
buna rağmen yerde karşımdaki oturak,
evet yerde! hem boş hem yerde!
havada olan benim havada asılı olan!
ben varsam bir ağırlığım da olmalıydı halbuki benim
yanlış mı?
eksik buluyor musun hiç göremediğin yerlerini?
buluyorum ben
nasılsın diyorlar mesela
iyidir diyorum ne olsun, aynı
sonra diyorum ki kendime
ben istenmiyor olmakla ilgiliyim
bi kaç bir şey var hiç unutmuyorum..!
bi kere karşılaştık ya hatırlıyor musun ne kadar güzeldi..
eski sevgililer neden arkadaş olamasın tadındaydı gerçi ama güzeldi
sen çok güzeldin
geceydi, evine kadar yürüdük
yoruldun çok
hafif kızardı yanakların
azıcık alkollüydün
özlemiş gibiydin üstelik beni
çok konuşmadın
bi kaç bir şey anlattın ki önemsemiyordun anlattıklarını
ama gözlerin parlıyordu, anlatabiliyor olmayı sevmiş gibiydin
nasılsın dedin sonra birden
gerçekten nasılsın diyordun
iyidir dedim ben
ne olsun, aynı demedim
çok mutluydum çünkü
utanmasam ağlayacaktım
o kadar yakın mıydı senin evin çok çabuk varmadık mı?
çok mu hızlı yürüdük ki ben mi hızlı yürüttüm seni?
ve sen o apartmana ne zaman girdin de ne zaman söndü o ışık?
sonra ben dedim ki kendime
ben istenmiyor olmakla ilgiliyim
utanmadım ağladım
nasılsın Su? mutlu musun?
büyüksün benden farkında mısın
havada olan benim havada asılı olan
artık debelenmiyorum ayna önünde iyi göründüğüm bi açı yakalayana kadar
kabullendim bile sayılır çirkinliğimi
temizlemiyorum odamı
heyecanla uyanmıyorum
nasılsın diyorlar mesela
iyidir diyorum
ne olsun aynı.
senin için yalnız bıraktım kendimi
fedakar aşık tadında değil yada aklanmaya çalışan yahuda tadında
öyle bıraktım işte elimde olmadan
hiçbir şey talep etmeden bıraktım
hatta bir ölü nasıl aklayamazsa kendisini
öyle..!
bi kaç bir şey var hiç unutmuyorum dedim ya!
terminalleri de unutmuyorum..
sen giderken daha soğuk olurdu terminaller..
ağlardın bazen,ben ağlamazdım..
bir mecburiyeti çoktan kabullenmiş hatta o mecburiyete alışmış gibi susardım..
güçlü biri gibi susardım ki
yemin ederim kimsenin yanında senin yanında hissettiğim kadar güçsüz hissetmezdim kendimi!
(bilmiyorum güçsüz mü doğru kelime aciz mi)
bu her zaman böyleydi..
en çok terminallerde böyleydi bu
kıskançlık krizi oldu sonra böyleydi bu dediğimin adı
yemin ederim, olsun istemedim ben, kendi kendine oldu
depresyon oldu sonra
oldu işte bir şeyler
neticede ben unutmuyorum terminalleri ki
ne zaman gitsem o terminallere (sadece gitmek zorunda olduğum zamanlarda gidiyorum)
çatlaklar görüyorum yerlerde
büyük bir hüzün görüyorum o çatlaklardan havaya karışan
neden kimse görmüyor bunu da bir ben görüyorum?
ve Su,
bir mecburiyeti çoktan kabullenmiş hatta o mecburiyete alışmış gibi
yalnız bıraktım kendimi senin için
sıfır altı gün sıfır sekiz gece sustum önce
sonra iyidir dedim ne olsun aynı
ve bakıp aynada gittikçe çirkinleşen yüzüme
ben dedim ben istenmiyor olmakla ilgiliyim
ve Su,
alıştım ben
alıştım...
hatta evrenin bütün yalnızlıklarını üstüme alındım…
ALINTIDIR...

Dr. Engin Şenel Marquis Who's Who in the World listesinde!

13 Eylül 2008 Cumartesi
1899'dan beri binlerce biyografinin olduğu "Marquis Who's Who in The World" adlı kitapta bilim ve siyaset alanında başarılı çalışmalara imza atan kişilere yer veriliyor. Bu yıl 26. sayısı çıkacak olan kitapta yer almak, bilim dünyasında bir saygınlık ve referans olarak kabul edilmekte. Kitap yayınlanmadan önce seçici kurul bütün dünyadan 60 bin isim belirleyerek bunlar arasında da aylar süren elemeler yapıyor.

Kuşbakışı Afrika

03 Eylül 2008 Çarşamba


Denizin altındaki heykel müzesi!

02 Eylül 2008 Salı




Seneye Herkes Üniversiteye Girecek (miş) !


Her yıl üniversite hayaliyle yanıp tutuşan onbinlerce öğrenciye YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan'dan müjdeli haber... TAKVİM'e konuşan Özcan, gelecek yıl hiçbir öğrencinin açıkta kalmayacağını söyledi. Özcan, bu yıl üniversitelerin kapasitelerinin artırılmasına karşın 4 bin-4 bin 500 kontenjanın boş kaldığını vurguladı.

Devletin görevi hakkı vermek

Devletin en önemli görevinin tüm gençlere üniversite hakkını vermek olduğuna dikkat çeken Özcan, açıköğretim fakültelerinin kapılarının da herkese açılacağının altını çizdi. YÖK Başkanı, dershanelerle ilgili olarak da, "Tümüyle kaldırmak mümkün değil ama herkesi kucaklarsak önemleri azalır" dedi.

Herkes üniversiteli olacak!

YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan'dan gençlere müjde: Gelecek yıl hiçbir öğrenci, üniversite dışında kalmayacak Ayrıca isteyen herkes açıköğretim fakültesine kayıt yaptırabilecek.

Her yıl üniversite kapılarını zorlayan gençlere iyi haberi, YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan verdi. Sadece TAKVİM'e konuşan Özcan, "Bir dahaki yıl hiçbir öğrenci açıkta kalmayacak" dedi. Bu yıl barajı indirip, üniversitelerin kapasitelerini artırmalarına rağmen 4 bin-4 bin 500 kontenjanın boş kaldığını da vurgulayan Özcan, geçmiş dönemde sorun yaşayan vakıf üniversitelerinin bu yıl en çok tercih edilen okullar olduğunun altını çizdi. Devletin en önemli görevinin, "Tüm gençlere üniversite hakkı vermek" olduğuna dikkat çeken Özcan, önümüzdeki yıldan itibaren üniversiteye giriş sisteminde yapılacak yenilikler sayesinde açıkta öğrenci kalmayacağını söyledi.

'Bu bir sıralama sınavı'

Özcan, "Açık Öğretim Fakülteleri herkesi alacak. Üniversite sınavı bir sıralama sınavı. Baraj konulması, sıralama sınavı ile ters. Bırakmak lazım. Puanına göre üniversitesi seçer" diye konuştu. - Takvim

17 soruyu bil Almanya vatandaşı ol!


Almanya’da, "Yabancı düşmanlığı yapılıyor" suçlamasıyla çok eleştirilen vatandaşlık sınavı başladı. Sınavda, toplam 310 soru arasından 33 soru gelecek.

Toplam 310 sorunun hazırlandığı sınavda kendisine rastgele sorulacak 33 soru arasından en az 17’sini doğru bilenler sınavı kazanmış
olacak. İsteyen herkesin istediği kadar katılabileceği sınava giriş ücreti 25 avro. Almanya’da yaşayan ve burada en az lise mezunu olan yabancılar bu sınavdan muaf tutulacak.


Sınav için hazırlanan sorular sadece zor olduğu için değil, bazıları yanlış hazırlandığı gerekçesiyle de eleştirilmiş, Almanya İçişleri Bakanlığı da yanlış hazırlanan bazı soru ve cevapların düzeltildiğini açıklamıştı.

Alman hükümetinin göç ve uyumdan sorumlu Devlet Bakanı Maria Böhmer, daha önce bu konuda yaptığı bir açıklamada, sınav sorularının zor olduğu iddialarını reddetmiş, vatandaş olmaya hazırlananların bu soruları çalışarak Almanya’daki yaşamları ve siyasi hayata katılımları konusunda bilgi sahibi olacaklarını savunmuştu. (haber7.com)

2012... ÇAĞLARIN DEĞİŞİMİ BAŞLADI MI?


Hemen hemen herkes bu tarihi işitmiştir. Dünyada önemli değişimlerin yaşandığı bu oluşumlar, şu an bilmediğimiz veya farkında olmadığımız bir olaya bizi hazırlıyor olabilir mi?

Son yıllarda alışık olmadığımız aniden yükselen hava sıcaklıklarını, donduran soğukları, selleri, depremleri hepimiz konusur ve duyar olduk. Bunu Mayaların 21 Aralık 2012 fenomeni ile ilişkilendirmeli miyiz?

Konularında değerleri dünyaca kabul edilen ünlü bilim adamları tarafından yapılan araştırma ve analizler ile dünya ve güneşin hareketleri ile ilgili gözlemlerinden çıkan sonuç 2012 yılında büyük felaketlerin olacağı ve güneşten etkilenmeler sonucu dünyada canlı yaşamın büyük ölçüde azalacağını gösteriyor. Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) iklim uzmanı Jay Zwally, erimenin bu hızla devam etmesinin Kuzey Buz denizinin beklenenden çok daha yakın bir zamanda, 2012 yazının sonunda buzdan arınmış bir hale gelebileceğini söyledi . Daha önce verilen süre 2040 yazı bile inanılması güç geliyordu . Geçtiğimiz yılın sonlarında Kuzey Kutbu’nun tam üzerinde bulunan buz kütlesinin, bilinen tarihte ilk defa erimesi ve Green Peace’in açıklamasına göre buzun on fitten daha ince olduğu bir zamanın hiç olmamasıydı.

Güney Kutbu yaklaşık üç buçuk mil derinliğinde buz kütlesine sahip olmasına rağmen büyük parçalar kopmaya ve erimeye devam ediyor . Discovery kanalında yayınlanan bir belgeselde ise belirli periyotlarla dünyanın manyetik alanında muazzam değişikliklerin olduğunu 3 boyutlu animasyonlarla bize sunuldu.

Amerika’da patlamasına kesin gözüyle bakılan Yellowstone parkında bununan 600 bin yılda bir patlayan yanardağın patlama zamanının yaklaştığı ve bu zamanında 2012' ye denk geldiği belirtiliyor. Maya takviminin sıfırlanacağını ve bunun da büyük bir tufanla başlayacağına inanan Hollandalılarsa deniz kıyısında kalan ülkelerinin sular altında kalacağına inanıp acil durum ekipmanlarını yanlarından ayırmıyorlar. Şasırtıcı bir astrolojik bilgiye sahip olan bu medeniyet sadece güneş, ay ve gezenleri değil bütün uzak yıldızları ve hareketlerini gözlemlemişler ve gözlemleri bizim bugünkü teknoloji ile hesapladığımız zamandan milyonda bir hata payı ile bilmişlerdir.

Maya kehanetlerine göre 2012 dünya için çok önemli. Bu tarihi sümer takvimleri de doğruluyor. Bu tarihi yeni bir çağ’ın başlangıcı olarak kabul eden bilim adamları da iklimlerin bu denli değişiminin büyük bir ipucu olduğunda hemfikirler. Beşinci Kutupsal Kayma olarak adlandırılan bu değişimde daha önceki değişimlerde olduğu gibi kutupların manyetik alanının değişmesiyle meydana gelecegi söyleniyor. Maya’lara göre de daha önce yaşanan 4 çağ da bu şekilde sona erdi.

Bütün bu bulgular bizden oldukça farklı bir medeniyeti gün ışığına çıkarıyor . Astronomi uzmanı Mayalar.

Kimdi bu Maya’lar?

Maya uygarlığı, Amerika kıtasındaki Kolomb öncesi uygarlıklardan biri. Bir Orta Amerika uygarlığı olan Mayalar binlerce yıl boyunca Meksika'nın güneydoğusundan, Honduras, El Salvador ve Guatemala' ya kadar uzanan bir bölgede hüküm sürmüşlerdir.

İhtiyaçları dışında çok fazla kişisel eşyalara sahip olmayan Mayalar basit tarım araçları kullanır, bununla beraber topraktan verim alabilmek için ayinlerin düzenlenmesine inanırlar ve bu ayinlerde en göşterişli giysileri giyer ve doğayla barış yaptıklarına inanırlardı. Bu ayinleri kabile liderleri düzenlerdi. Halk ve liderler yerlerini bilirlerdi. Bu esrarengiz insanlar, kehanetler yapabilmek için rüyaları kullanırlardı. Sırlarla dolu dinlerine çok bağlıydılar ve hiç birşey anlaşılmayacak biçimde de şifrelemişlerdi . Kelimenin tam anlamıyla gizemli bir medeniyetti .

Peki bu dünyanın tamamen yok olacağı anlamına mı geliyor?

Maya’lar 2012 için zamanların sonu olduğunu ama bu dünyanın tamamen yokoluşu değil fiziksel ve ruhsal değişimlerle inişte olan insanlığın yeniden yukarıya çıkışın yaşanacağı bir çağ olarak tanımlıyor. Bazı dinler ise bundan Altın çağ ve Nirvana olarak bahsediyor.

Maya’lar yeni çağda;
Para ve zamanın ötesine geçeceğimizi,
Dördüncü boyuttan beşinci boyuta gireceğimizi,
Bildiğimiz teknolojinin ötesine geçeceğimizi,
Solar sistem ve gezegenlerinin, evrenin geri kalan kısmı ile senkronize olacağını,
DNA’ların evren tarafından yeniden programlanacağı (Kehanette belirtildiği gibi 2 sarmallı DNA’mız tekrar 12 sarmallı DNA’ya dönüşüyor)
Önsezi ve şifa yeteneğinin ortaya çıkacağını ,
Yeni atmosfer ve ışık için gözlerin değişime uğrayacağı,
90'lı yılların tüm hastalıkları AIDS dahil ortadan kalkacağı,
Yeni doğan bebeklerinse telepatik güçlerinin olacağı.

Değişimin etkileri ise,


Yorgunluk ve başağrısı,
Kaslarda ve eklemlerde kramplar,
Güçlü rüyalar,
Grip benzeri semptompların ortaya çıkacağını söylüyor.

Zaman hızlanmakta. Yüzlerce yıldır dünyanın nabzı saniyede 7.83 devirdi bu güvenilir bir referans olarak ordu tarafından kullanıldı . 80'li yıllarda rezonans artmaya başladı ve saniyede 12 devire ulaştı. Yani bir gün 24 saat eski zamana göre 16 saate tamamlandı .

Hızlanışı sizde hissediyor musunuz?

Asu Mansur

Bu hızlanışla ilgili çeşitli ülkeler ve farklı kültür ve inanışlara sahip olan insanların bu konu ile ilgili görüşlerini sizinle paylaşmak istedim. İşte o görüşlerden bazıları:

Dünyadaki çarpıklıkların düzelmesi adına hepimizin böyle bir beklenti içinde olduğuna inanıyorum.
A. Kasım KOÇAK - Türkiye

Varoluşumuzun gerçek amacının ortaya çıkacağına inandığım bu tarihin hepimiz adına bir başlangıç olduğuna inanıyorum.
Victoria KOREL - Brezilya

İnsanlar bilinen kaderlerini seçmişlerdir.
Reyhan KUKNER - Türkiye

Mayaların takviminin 2012 yılında son bulmasıyla inanılmaz değişimler ve büyük bir yükselişe geçeceğimize inanıyorum. Bu değişimlerin ise; ekonomi, politika, sosyal ve teknolojik alanda olacaktır.
Lourdes YANES - Uruguay

Konu hakkında hiçbirşey duymadım…Ama eğer bunu söyleyen biri yada birileri varsa bile ben buna inanmam… Hatırlarsanız böyle şeyler ilk defa olmuyor… Sanırım 2000 yılı için de aynı şeyleri söylüyordu birileri. Ama hiç bir şey olmadı.
Andrea BAHRİN - Romanya

Ben sadece bilime yani astronomiye inanırım bu konuda. Ve okuduğum kadarıyla bilim adamları bunun sadece bir saçmalık olduğunu söylemekteler. O yüzden bu tür safsataları pek ciddiye almıyorum.
Olivia JANSEN - Taiwan

Bir yanım yalan diyor, diğer yanımsa herşey olabilir diyor. Kaldıki 2012'ye kadar yaşayıp yaşamayacağımdan bile emin değilim. Bir şey olacaksa bile umarım dünyanın sonu şeklinde değilde, yeni birşeylerin başlangıcı olur ve dünya daha yaşanılır bir yer olur.
Lili KREGHER - Şili

Bu konuda bir çok şey duydum. Maya takvimine göre 2012 dünyanın sonunu ya da yeni bir çağın başlangıcını ifade ediyormuş. Bir grup insan ise adını şimdi hatırlayamadığım bir gezegenin bu tarihte dünyaya çarpacağına inanmaktalar. Bense tüm bu olup bitenlerin insanların olması istedikleri şeylerin dışa vurumu olarak görüyorum . Eğer 4 yıl sonra bir gezegen dünyaya çarpacak olsa bilim adamları bunu mutlaka görür ve halka duyururlardı. Bence 2012 de bir şey olmayacak. Ve sonrasında 2019 veya başka bir tarih seçilip onun üzerinden spekülasyonlar yapılacak. Herneyse, 2012'de o gezegen bize çarpsa da kimse bu düşündüklerimi yüzüme vuramaz. Çünkü o zaman ortada ne ben kalırım ne de onlar .
Andrew JHONSEN - UK

Bu uyanışı sabırsızlıkla bekliyorum. Bilim adamlarının bu konuda ciddi araştırmaları olmakta. Ve çıkan sonuçlar heyecan verici.
Wilian MARGUEZ-İspanya

(Korsanhaber.com'dan alınmıştır.)

Büyük Patlama'ya (Big Bang) Az Kaldı!


Sonunda her şey tamam edildi. Şimdi deney için geri sayım başladı. Tarih belli: 10 Eylül.

Deney, evrenin oluşumunu tetikleyen 'büyük patlama' (Big Bang) teorisini doğrulayabilecek nitelikte. Bunun için nükleer deneylerden bile daha karmaşık sayılan 'parçacık çarpıştırma' işlemi gerçekleştirilecek. Tehlikeli bir deney olduğu için yerin altında kurulan devasa laboratuvarda gerçekleştirilecek. Bu yüzden deneyi gerçekleştirecek olan ekip 'güvenli ortam var' diyor ve deneyin yapılmasını savunuyor.

Kaos teorisyeni şiddetle karşı çıkıyor!

Ancak bir başka grup bilim adamı dün müthiş bir uyarıda bulundu. Onlara göre bu deney o kadar tehlikeli ki 'dünyanın sonu olabilir'. Bu amaçla daha önce de deneyin durdurulması için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurmuşlardı. Ancak AİHM, 'Büyük Hadron Çarpıştırıcı' aleyhindeki başvuruyu reddetmişti.

Alman kaos teorisyeni Otto Rössler'in etrafında bir araya gelen insanların, AB'nin nükleer araştırma merkezi (CERN)'in 10 Eylül'de hizmete sokacağı laboratuvarda yapılması planlanan 'parçacık çarpıştırma' deneyine mani olabilmek için verdikleri dilekçeyi değerlendiren AİHM, başvuruyu geçen hafta reddetti.

'Dünyayı yutabilecek mini kara delikler' ortaya çıkabilir

Evrenin oluşumuyla ilgili 'büyük patlama' teorisini doğrulayabileceği düşünülen deneye itiraz edenler, deney sonucu 'dünyayı yutabilecek mini kara delikler' ortaya çıkması ihtimalini öne sürüyor ve Fransa-İsviçre sınırındaki CERN laboratuvarının kapatılmasını istiyor.

Vatandaş grubunun sözcüsü Viyanalı Markus Goritschnig, 'Deney durdurulsaydı, şimdiye kadar hiç atılmamış bir adım atılmış olacaktı' dedi ve mahkemenin, yine de dava dilekçesini esastan görüşmesini beklediklerini belirtti.

Maddenin ilk kez kütle kazandığı ana gitmeyi planlıyorlar.

'Mini karadeliklerin bilinen en tehlikeli nesneler olabileceğini' söyleyen Goritschnig, deneye katılan 26 fizikçinin 'ateşle oynadığını' iddia etti.

Bilimadamları, CERN deneyiyle fiziğin başlangıcına, maddenin ilk kez kütle kazandığı ana gitmeyi ve maddenin neden ve nasıl kütle sahibi olduğu sorusunu cevaplandırmayı tasarlıyor.

Parçacık hızlandırıcıyı harekete geçirmek zor

İsviçre-Fransa sınırında, 27 kilometrelik bir tünel içerisinde bulunan parçacık hızlandırıcıyı harekete geçirmek o kadar kolay değil; önce makinenin 8 ana parçası -271 dereceye kadar soğutulacak. Ardından, 1600 adet süper-iletken mıknatıs düzgün olarak çalıştırılacak. Deney sırasında bütün parçaların senkronize şekilde çalışması şart. En ufak uyumsuzluk risk sayılıyor.

Saniyede 800 milyon parçacık çarpışması olması beklenen 'asrın deneyi', yerin 150 metre altında yapılacak. Deneye Türkiye'den de bilimadamları katılıyor. (Korsanhaber.com)

BİMDE ESKİ SEVGİLİYLE KARŞILAŞMAK

31 Ağustos 2008 Pazar

Deneyimlerime göre pek fazla samimi olunmayan bir kişiyle yanyana yürümek zorunda kalmaktan sonra en fazla gerginlik yaratan hadisedir. Zordur bir zamanlar sevdiğiniz kişinin blume tuvalet kağıdı aldığını görmek, çok zordur onun le cola içtiğine şahıt olmak, çok zordur... "hayatın nereye doğru yol aldığını kestiremiyoruz. Aslında insan gözü kapalı yaşıyor bence. nereye gittiğini bilmeden öylece savruluyor. Bazen açıyor gözünü, bir bakıyor aşık olmuş sonra yine kapıyor açtığında bakıyor terkedilmiş veya terketmiş sonra yine kapıyor, açtığında görüyor ki yaşlanmış, şuursuzca geçiyor yıllar. Kırışan bir yüz. Ben miyim diye bakıyorsun aynaya. Evet evet benim galiba". Romanım aslında harika gidiyordu. Baş karakterim filip bu düşünceleri aslında kendi kendine söylüyor gibi gözükse de topluma çok saf bir şekilde yaşıyorsunuz mesajı veriyordu. mükemmel metaforlarla okuyucuyu kendinden geçirtecektim. Daha ilk günden romanı yarılamıştım, hızlı yazıyordum. aslında bu gazla bitirirdim akşam ezanına kadar ama bir de baktım ki bana güç veren iki dostum da bitmiş. Patito ve le porta. Patito yerken kendimi muazzam bir hayal havuzunda buluyorum nedense. Bana güç veriyor ve kuruyan bogazımı nemlendirmek için içtiğim le porta sayesinde de daha bir coşuyorum. ama işte filipin de dediği gibi hayat hiç de istediğimiz gibi gitmiyor. Son patitoyu da attım ağzıma ve bim'e doğru yola çıktım. zaten iki adım ötesi bim. Annemin terliklerini giyip çıkayım lan dedim, kim iki saat şimdi bağcık bağlayacak. Ama olgun bir erkek insanda eğreti duran şeylerin başında anne terliği geliyormuş canlar ben bunu anladım. Bim her zamanki gibi sakindi. Klima çalışıyor ama soğutmuyordu. Nasıl bir klima lan bu diyerek incelemeye başladım. Ama görevli beni balici sandı, çünkü ayaklarımda da acayip terlikler altımda çamaşır suyu sıçrayıp da rengi atmış bir pijamayla pek de güzel bir gaspçı havası veriyordum. "Abi bu klima üflemiyor galiba" dedim. Ama cevap vermedi, işine döndü. Ben de doğruca patitoların olduğu yere gittim. Aman allahım bu ne güzellik. bissürü patito yan yana. gel de alma. hemen iki paket aldım. zaten sudan ucuz. Bir de le porta almak lazımdı. Gittim onu da aldım. Tam arkamı dönüp gidecekken tanıdık bir ses duydum, pek bir tanıdık. Sanki bir zamanlar kulağıma "aşkım" diye yankılanan bir ses şimdi "süt de alalım, dost süt olsun" diyordu. Bir zamanlar kulağıma "seni seviyorum" diye yankılanan bir ses şimdi "yok muratbey kaşar alalım o daha ucuz" diyordu. Yavaşça arkamı döndüm. Patitolar ve le porta elimden yere düştü. evet, eski sevgilimdi bu.abir zamanlar sevdiğim kadındı. Bir zamanlar elele tutuşarak mal gibi gezdiğimiz kadın. şimdi nişanlısıyla bim'e gelmiş alışveriş yapıyordu. Bir zamanlar aşık olduğum kadındı bu ve alışveriş arabasında le cola, blume, dost süt, dost peynir, muratbey kaşarları gibi birsürü ürün vardı. evet bir zamanlar uğruna canımı verebileceğim kadındı bu. Ben şaşkınlıktan elimdekileri yere düşürünce bunlar birden irkildi ve hemen arkasını döndü. Ben, beni görmesinler diye hızlıca aşağıya eğildim ama lanet olası bim'de raf diye bir şey yok ki. Tansaş olsa arkadaki adam seni göremez ama raf yerine kolilerde ürün sergileyen bim sayesinde saklanamadım. Peki size sorarım; siz arkanızı döndüğünüzde, devekuşu gibi saklandığını sanan ama ayağında ufak numara anne terlikleriyle sıçar gibi çömelmiş ve kıç çatalı gözüken bir adam görseniz ne yaparsanız? işte onlar da öyle yaptılar. Bastılar kahkahayı. Yavaş ve gurur yıkılmışça ayağa kalktım. Le portam mahzunca yerden bana bakıyordu. Ben gibi yıkılmış, öylece yatıyordu. Gözlerine baktım. Le portanın değil lan, eski sevgilimin. bana baktı, mahzun bir bakış görmek isterdim ama alay ediyordu resmen. Ayaklarıma bakıyordu. Anne terliği giymiş, parmakları ucundan çıkmış bir ayak. Buydum işte. Sen bu adamla bir zamanlar çıkmıştın. şimdiki sevgilin çok iyi giyinmiş ama bir bak bakayım ona. Bim'de bu şıklık? sence de biraz samimiyetsiz değil mi? Ben en azından yakışıyorum buraya. İçimden geldiği gibiyim. Böyle düşündüm ama sonra has..tir dedim. Adam kapmış kızı, ben de lavuk gibi pijamayla terlikle geziyorum. Kim naapsın lan beni. "Nasılsın görüşmeyeli?" dedim. "iyiyim" dedi. "ne güzel" dedim. "hıhı" dedi. Gittikçe gerginleşiyordu ortam. Yeni sevgilisi kıllandı mı acaba diye baktım ama "nasıl olsa bu lavuktan bir zarar gelmez" düşüncesi hasıl olduğundan zerre şeyinde değildim herifin. Adam en ucuz kangal sucuğu seçmekle meşguldu. "Niye böyle olduk biz?" der gibi baktım. "Ne diyorsun?" der gibi baktı bana. "Niye böyle olduk diyorum?" der gibi tekrar baktım. "Ne diyorsun anlamıyorum" der gibi tekrar baktı bana. "Neyse s..tir et" der gibi baktım. s..tir etti alışverişe devam etti. Bir güle güle demeden. Gözyaşlarımı saklayarak iki poşet patitoyu ve le portamı yerden aldım ve kasaya gittim. Bir de blume peçete aldım yüzlük paket, gözyaşlarımı silmek için. Kasadaki görevli yine baliciymişim gibi baktı bana, "paran var mı" der gibi baktı bana, bana bakmasın artık kimse. Al lan paranı der gibi uzattım, para üstü beklemeden çıktım ama sonra hemen geri dönüp şahsiyetsizce aldım paranın üstünü. Tam çıkacakken fiş almayı unuttuğum aklıma geldi. Dönüp onu da aldım. mina koyim, bir romantizm de yaşayamadık be. eve giderken serkan geldi yavaşça yanıma. tek dostum, yoldaşım, üzgün olduğumu anlayabilen tek insan. "abi bir şey diycem. Pijamanın kıçında delik var, kıçın gözüküyor, baya bir büyük" o günden beri evdeyim. bim'e de kapıcıyı yolluyorum.
yazan; peder zickler

Bollywood yaptı, oldu: Hari Putter!

27 Ağustos 2008 Çarşamba


Hindistan film endüstrisi Bollywood yapımı "Hari Puttar" filmi, gişe rekorları kıran "Harry Potter" filmlerinin yapımcısı tarafından "isim hakkı" nedeniyle mahkemeye verildi.
Warner Bros. şirketi, Bollywood yapımı "Hari Puttar: Bir Haylaz Çocuk Komedisi" filminin adının, dünyaca ünlü çocuk büyücü Harry Potter’ın ismine çok benzediği gerekçesiyle şikayette bulundu. Hari Puttar filminin yapımcıları ise, kendi filmlerinin bu seriyle uzaktan yakından ilgisi olmadığında ısrar ediyor. Merkezi Bombay’da bulunan Mirchi Film şirketinin yöneticisi Munish Purii, Hari’nin Hindistan’da yaygın bir isim olduğunu, "puttar"ın da "oğul" anlamına geldiğini söyledi. Hintli Hari Puttar, ailesi tatile gidince evde yalnız kalan ve hırsızlara karşı tek başına mücadele eden bir Hintli çocuğun hikayesini anlatıyor. Hikayesi, dönemin çocuk oyuncusu Macaulay Culkin’in rol aldığı "Evde Tek Başına" filmine benzeyen Hari Puttar’ın ilk duruşması pazartesi günü yapıldı. Hollywood yapımcıları, 12 Eylülde gösterime girmesi planlanan filme tedbir kararı konulmasını istiyor. (AA)

Huzurun resmi

23 Ağustos 2008 Cumartesi


bakıp bakıp huzur bulduğum bir fotoğraf, paylaşmak istedim...

ÖLÜMSÜZLÜK MANTARI ÜRETİLDİ !!!

18 Ağustos 2008 Pazartesi


LATİNCE adı ‘Ganoderma Lucidum’ olan ve ‘Ölümsüzlük Mantarı’ diye bilinen mantar, Türkiye’de ilk kez Çukurova Üniversitesi’nde (ÇÜ) üretildi. Birçok kanser türü de dahil çok sayıda hastalığa şifa gösterilip, “Mucize bitki” olarak nitelendirilen mantar, Uzakdoğu ve ABD’den sonra üretildiği Türkiye’de ‘GanoTürk’ adıyla çay olarak piyasaya sunulacak.
İŞTE ÖLÜMSÜZLÜK MANTARI
ÇÜ’nün biyoteknoloji laboratuarında ölümsüzlük mantarını üretmeyi başaran Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Çolak, yurtiçi ve yurtdışında ilgi odağı olduklarını söyledi. Mantarın üretimini yapan ve gramını 4 Avro’ya ihraç eden Çin, Tayvan, Japonya ve ABD’li firmaların tohumun üretimi ile ilgili bilgileri sır gibi sakladıklarını belirten Prof. Dr. Çolak, çevre korunmasıyla ilgili araştırmalar yaptığı 1996 yılında mantarla ilgili bulgulara rastladığını ve geliştirmek için çalışmalara başladığını anlattı. Bir yandan internet üzerinden inceleme yapan diğer yandan da Türkiye’nin dört bir yanında mantarı arayan Prof. Dr. Çolak, Karadeniz, Marmara ve Akdeniz bölgelerinde örnekler gördüğünü ve bu mantarların sporlarından (bitkilerde üreme organı) yararlanarak, laboratuar ortamında üretim yapmak için kolları sıvadığını söyledi.
ADI ‘TÜRK’ OLDU
Biyoteknoloji laboratuvarlarında yaptıkları çalışmalarda başarılı sonuçlar aldıklarını belirten Prof. Dr. Çolak, “Spordan meyve aşamasına kadar her şekilde üretimini yaptığımız bu mantarın alternatif halk sağlığı, koruyucu bitkiler arasında gerektiği zirve noktasına ulaşacağına inanıyorum. Bu nedenle mantarın üretimine önem verilmesi gerekir. Üniversitemizde ölümsüzlük mantarını ürettikten sonra, bunu tüketicilerle buluşturacak bir firma, bizimle irtibat kurdu. Adana’ya tesis kuracak olan bu firma, benim danışmanlığımda mantarı üretip, dilimler halinde kurutarak, kuru çay gibi piyasaya sürecek. ‘GanoTürk’ adıyla piyasaya sürülecek kurutulmuş ölümsüzlük mantarı, bir litre suya 2 gram atılıp, kaynatılarak içilebilecek” dedi.
KANSER TEDAVİSİNDE KULLANILIYOR
Ölümsüzlük mantarının Japonya Sağlık Bakanlığı tarafından konvansiyonel (geleneksel) gastrointestinal kanser tedavilerinde paralel tedavi organizması olarak resmen kabul edildiğini vurgulayan Prof. Dr. Çolak, Hepatit-C için çok faydalı bir etkisi bulunduğunu kaydetti. Prof. Dr. Çolak, “Ayrıca mantarın en etkin özelliği tansiyon dengeleyici olmasıdır. Kolesterol düşürücü, bağışıklığı kuvvetlendirici, stresi yok edici, kan dolaşımını düzenleyici ve kan damarları içinde pıhtılaşmayı engelleyici, cinsel gücü arttırıcı etkileri sıralanabilir. Bunun yanında kan şekerini düzenleyici, anti-kanserojen etki, hatta saç güçlendirici ve çıkartıcı olarak da değerlendirilmektedir” diye konuştu. (Alınıdır)

KEY ÖDEMELERİ SÜRÜYOR !!!

03 Ağustos 2008 Pazar

(Alıntı)

ANATOMİ DERSLERİ 1

(Alıntıdır)

KEY Listesinde Adı Çıkmayana Örnek Dilekçe ...

29 Temmuz 2008 Salı

GÖREVİ :
ÜNVANI :
ADI VE SOYADI :
BABA ADI :
DOĞUM YERİ VE TARİHİ :
SİCİL NO :
EMEKLİ SİCİL NO :
T.C.KİMLİK NO :
ÖZÜ : Konut Edindirme Yardımı
…………………...KURUMUNA
Kurumunuzda ……/……/…… tarihinden ……/……/…… tarihine kadar çalışmaktaydım. Mülga 3320 sayılı Memurlar ve İşçiler ile Bunların Emeklilerine Konut Edindirme Yardımı Yapılması Hakkında Kanun uyarınca yukarıdaki tarihleri arasında adıma konut edindirme